Genç işçiler futbolu tartıştı (4.Gün)
10.06.2008
2008 Dünya Genç İşçi Buluşması' kapsamında düzenlenen 'Endüstriyel Futbol' konulu panelde futbolun tüm yönleri ve perde arkasında kalan durumu tartışıldı.
TAREM, DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendikaların öncülüğünde Kemal Türkler Tesisi'nde devam eden "2008 Dünya Genç İşçi Buluşması" etkinliği çerçevesinde "Endüstriyel Futbol" konulu panel düzenlendi. Spor eğitmeni ve yazarı Özcan Bilir'in kolaylaştırıcı olarak katıldığı panele, Forza Livorno taraftar gurubunun sözcüsü Mehmet Şafak Sarı, Radikal Gazetesi Spor Yazarı İbrahim Altınsay, ODTÜ Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Berkay Aydın, kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Spor Yazarı Doğan Durgun ve Galatasaraylı eski Futbolcu Metin Kurt konuşmacı olarak katıldı.
Forza Livorno Sözcüsü Sarı, Livorno'nun Türkiye'de bir sembol olarak seçildiğini belirtti. Toplumun içinde barındırdığı savaş ve milliyetçiliğin futbola yansıdığını aktaran Sarı, günümüzde futbolun bir işletme olarak kullanıldığını vurguladı. Sarı, futbol patronlarının futbolcular üzerinden edindikleri ranttan söz edilmediğini ifade etti.
Radikal Gazetesi Spor Yazarı İbrahim Altınsay ise futbolun emperyalizmle birlikte tüm dünyaya yayıldığını söyledi. Altınsay, futbolun aynı zamanda özgürlük alanı olarak görüldüğüne de dikkat çekti. Bunun beraberinde körü körüne bir bağlılık ve fanatizmi yarattığına işaret eden Altınsay, taraftarın yok etme mantığını taşıdığını fakat rakip olmadan taraftarın da hiçbir anlam taşımadığının farkında olunmadığını belirtti.
Emperyalizmin yarattığı lümpen kültürün faşizmin tetikçilerini yarattığını belirten Altınsay, "Savaş rantçıları ve ırkçılık tribünler üzerinden işini yapmaya çalışıyor. İşte Malatyaspor sahaya çıktığı zaman 'Ermeniler dışarı' Diyarbakırspor için 'PKK'liler dışarı' gibi söylemler kullanılıyor. Endüstriyel sporda Türkiye'nin en büyük sorunu budur. Kapitalizm küreselleştikçe emperyalizm de küreselleşiyor" dedi.
'Taraftarların ayırıcı özelliği örgütlü olmasıdır'
ODTÜ Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Berkay Aydın, emperyalizmin kendi kurallarını dayatmasının futboldaki isyanın başlamasına neden olduğunu söyledi. 1970'lerden sonra ortaya çıkan değişimlerin tribünlere yansıdığını ifade eden Aydın, bu anlamda taraftarlığın sadece pozitif duygularla yüklü olmadığını belirtti. Endüstriyel futbolla taraftarlığın ortaya çıktığını belirten Aydın, günümüzde futbolseverlerin hepsinin taraftar olmadığını vurguladı. Taraftarı 4 kategoriye ayıran Aydın, "Stada bağı olan fakat örgütlü olmayan 'seyircilik', sadece tüketici niteliği olan 'yeni seyirci', sanal niteliği olan 'medya seyirciliği' ile stat bağı ve örgütlü olan 'taraftarlık'. Taraftarların ayırıcı özelliği örgütlü olmasıdır. Tribünde bir isyan var fakat bu isyanın nereye gittiği tartışmalık bir durum ki, isyan metalaştırılmış durumda" diye konuştu.
'Kürtlerde fanatizm var'
Gündem Gazetesi Spor Yazarı Durgun, Atletik Bilbao takımının dışardan oyuncu transferi yapmadığını, diğer yandan endüstriyel futbola alternatif olarak görünen Livorno gibi kulüplerin taraftarının karşı olmasına rağmen kulübün endüstriyel futbolun içinde yer aldığını belirtti. Bilbao'nun Türkiye için çok önemli bir örnek olduğunu söyleyen Durgun, Türkiye'de de Bilbao gibi takımların yaratılabileceğini ifade etti. Din gibi futbolunda afyon görevini gördüğünü aktaran Durgun, şunları söyledi: "İnsanlar güçten yana tutum alıyor. Takımı için ölmeyi göze alıyor fakat kendi hakkı için mücadele etmiyor. Sahalarımızda ırkçı faşist söylemler var. Son dönemlerde Türkiye'de oynan maçlarda goller bir yerlere armağan ediliyor. Köyleri yakılıp yıkıldıktan sonra büyük kentlere göç eden Kürt halkı burada da futbol müsabakalarını takip etti. Kürtlerde futbol izliyor onlarda da fanatizm var. Diğer yandan stada müsabaka için çıkan Diyarbakırspor'a 'PKK dışarı' şeklinde slogan atılıyor. Spor aslında barışın ve kardeşliğin haykırıldığı bir yer olmalı. Mesela 1990'lı yıllardı Öcalan'ın bir demecinde Galatasaraylı olduğunu söylemişti. Bu nedenle Kürtlerin yüzde 80'i şu an Galatasaray takımını tutuyor."
Galatasaraylı eski futbolcu Kurt, taraftar değil, taraf olmanın zor olduğunu belirtti. Statların post modern arena olduğunu belirten Kurt, taraftarın maçı istemediğini rekabetin sona ermesini istediğini dile getirdi. "Mücadele söylemimizi geliştiremediğimizde kaybetmek zorunda kalırız" diğer Kurt, egemenler için sporun bir ticari araç, futbolcular için köşeyi dönmek için araç olarak kullanıldığını kaydetti.
