Genç işçiler sorunlarını tartışıyor (2. Gün)
08/06/2008
"Dünya Genç İşçi Buluşması 2008 / Türkiye" kampının ikinci gün programı sabah kahvaltısının ardından "Günümüzde işçi sınıfının durumu; genç işçiler ve sorunları" başlıklı panelle devam etti. Moderatörlüğünü DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Eğitim Sekreteri Celalettin Aykanat yaptı. Panelde Yazar Hasan Kıyafet, Tek Gıda-İş Sendikası Dış İlişkiler uzmanı Burcu Ayan, Birleşik Metal-İş Sendikası TİS uzmanı Mehmet Beşeli, Almanya'dan IG Metall Sendikası İşyeri Temsilcisi Zekeriya Kolu ve Petrol-İş Sendikası adına Cambro Özay fabrikası işyeri baştemsilcisi İbrahim Karataş konuşmacı olarak katıldılar.
"Bizi dik tutan bel kemiğimiz değil insan onurumuzdur"
Yazar Hasan Kıyafet, işçilerin dünyanın en haklı mücadelesi olan sosyalizmi savunduğunu belirterek başladığı konuşmasında, "Bizi dik tutan bel kemiğimiz değil insan onurumuzdur. 12 Mart 1970'de bizi gözaltına alıp sorguladıkları zaman ayaklarımıza vuruyorlardı. Ama 12 Eylül sonrası gözaltına aldıklarında sorgu sırasında günlerce kafamıza sopa ile hafif bir şekilde vuruyorlardı. Ayağa yada kafaya vurması arasında değişen pek bir şey yoktu sonuçta insanlık onuru ayaklar altına alınıyordu. Korkutulmuş toplumlarda çürüme başlar. 12 Mart ve 12 Eylül'de toplumda korkuyu aşıladılar. Sendikanın korkusuz bir ortamda olması gerekiyor. Her gün 3 bin 600 kişi açlıktan ölüyorken, diğer yandan birileri altın tuvalete gidiyor." dedi.
'Örgütlülük için sınıf bilinci gerekiyor'
Tekgıda-İş Sendikası Dış İlişkiler Uzmanı Burcu Ayan ise istatistik verilerle yaptığı sunumda çalışmayan genç işsizlerin sayısının çalışanlardan fazla olduğunu vurguladı. 2007 Ekim ayı iş gücüne katılım oranının yüzde 47.7 olduğunu belirten Ayan, bunlardan yüzde 15-14 yaş arasının 47.7, 15-24 yaş arasının ise yüzde 30.8 olduğunu belirtti. Ayan'ın ardından sözü alan Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Üyesi Kambro Özay İşyeri Baştemsilcisi olan İbrahim Karataş ise panelde işçi sınıfının dağınık ve örgütsüz olduğuna dikkat çekti. Tek tek mücadele eden işçilerin örgütlenmesi ve sınıf bilincine varması gerektiğini söyledi. Sendika bürokrasinin sınıf mücadelesindeki konumuna da değinen Petrol-İş üyesi, yaklaşan krize karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.
Taban inisiyatifleri geliştirilmeli!
Konuşmasına sendikal bürokrasinin örgütlülüğü küçümseyen yaklaşımına değinerek devam eden Karataş, yenik ruh halinin sınıf bilincinin eylemli bir hat üzerinden geliştirildiği koşullarda aşılacağını söyleyerek devam etti. İşçi hareketinin ileri adım atabilmesinin koşulunun taban inisiyatiflerinin geliştirilmesi olduğunun altını çizdi ve sendikalarda tabandan doğru örgütlenme çağrısı yaptı. Sendika ve konfederasyonların SSGSS sürecinde aldıkları tavıra da değinen Karataş; sendikal bürokrasinin bu süreçteki rolüne karşı "işçi sınıfı anlaşmalara imza atanları unutmayacak!" dedi.
AEG sendikalılık oranı az olduğu için Polonya'da AEG'nin Polonya'ya gitmesinin nedeninin sendikaların güçsüz ve işçi ücretlerininse düşük olması olduğunu söyleyen IG Metall Bavyera Bölgesi İşyeri Temsilcisi Zekeriya Kolu, Türkiye'deki gibi Almanya'da da taşeron firmaların çoğalmasıyla sorunların arttığını kaydetti. Türkiye'de taşeron firmalarda çalışan işçilerin kolaylıkla işten çıkarıldığını belirten Kolu, diğer yandan kalifiye işçi sorununun olduğunu ifade etti. Kolu, Almanya'da bulunan işsizlerin büyük çoğunluğunun ise Türklerden oluştuğunu kaydetti. Birleşik Metal-İş Sendikası TİS Uzmanı Mehmet Beşeli ise, işçi sınıfı içinde kuşak farklılığının üzerinde durulması gerektiğini ifade etti. Beşeli, genç işçilerin kendi sorunlarını tanımlamalarını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerektiğini söyledi. İçinden geçtiğimiz sürecin emeğin değersizleştiği bir dönem olarak görüldüğünü ifade eden Beşeli; kapitalizmin gelişim süreciyle eş zamanlı olarak işçi sınıfının da sermaye açısından "fazla ya da kalabalık nüfus" olarak görülmek istendiğini vurguladı. Beşeli konuşmasının son bölümünde; işçi sınıfının sermayeyle hesaplaşması gerektiğini ve böyle bir mücadelenin Marksizmle birleşerek verilebileceğinin altını çizerek işçilere; "Marksizmi öğrenme" çağrısı yaptı.
Tarık Akan'la söyleşi
Kampın 2. günü öğleden sonra programı "Mücadele deneyimleri ve örgütlenme olanakları" konulu atölye çalışması ile devam etti. Çalışma koşulları ve genç işçilerin sorunlarının konuşulduğu atölyelerde tartışmalar yürütüldü. Atölye çalışmalarının ardından Duvara Karşı Tiyatro Topluluğu "Umut Kimde?" ve 'Gireceez Gireceez, AB'ye de Gireceez' adlı oyunlarını sergiledi. "Maden" filminin gösteriminin ardındansa Tarık Akan'da gençlerle bir söyleşi yaptı.
Gece etkinlikleri kapsamında sahne alan Adile Yadırgı ve Konuk sanatçı Suren Asaduryan kampa renk kattı. Daha sonra şarkılarını işçilerle paylaşmak üzere sahne alan İlkay Akkaya ve grubu Kızılırmak, kampa Latin Amerika'dan katılan delegasyonla birlikte şarkılar söyledi.
